AKDAĞMADEN'LİLERİN  İLK SİTESİ  

 

AKDAĞMADENİ İLÇESİNİN TARİHİ

    İlçemizin  çevresinin tarihi M.Ö. 2000 yılında  Anadolu'da ilk siyasal birliği kuran

Etiler'le  başlar. Çevre Etilerin en yoğun yerleşme yerlerinden  biriydi.Etilerin(Hitit)

Başkenti Hattuşaş (Boğazköy) İlçemize yakın olan Çorum ili sınırları içerisindedir.

    Eti İmparatorluğu yıkıldıktan sonra  M.Ö.7. Yüzyılda Asur eğemenliği ilçemiz

sınırlarına kadar uzanmıştır.Daha sonraları Firigya ve Lidya krallıkları buraları almak

istedilersede  başaramamışlardır. Kızılırmağı doğuya doğru aşamamışlardır.

     M.Ö. 6. Yüzyılda  Pers (İran) eğemenliği  bütün Anadoluyu olduğu  gibi ilçemiz

topraklarınıda  siyasal yönetimi altına almıştır.M..Ö. 333 yılında, bütün Anadolu ve

İran gibi ilçemiz çevreside  Makodonya Kralı Büyük  İskenderin  yönetimine

geçmiştir. Ancak İskenderin Fethettiği topraklar, ölümünden sonra generalleri

arasında paylaşılmıştır. Kızılırmak yayı içinde kalan bölgede  Kapadokya Krallığı

kuruldu ve merkezi Kayseri oldu. M.Ö.1. Yüzyılda Roma imparatorluğu, bütün

Anadoluyu  istila etti ve bu toraklarıda İmparatorluğa kattı.M.S 395 yılında  Roma

İmparatorluğu ikiye ayrılınca  İlçemiz ve çevresi tüm Anadolu ile birlikte Doğu

Roma (Bizans) yönetimine girdi.İranlı Sasaniler  ile Müslüman Araplar  bölgeye

sık sık akınlar yaptılarsa da buraları alamadılar.

        1071Malazgirt Zaferi'nden sonra Birinci Süleyman Şah, bütün Anadolu gibi

buralarıda Anadolu Selçuklu Devleti'nin sınırları içine aldı.Bir ara Danişmetlli-

oğullları buraları ele geçirdi.Ancakk çevre daima Selçuklu Başkentine bağlı

kaldı.13.yüzyılda İlhanlıların istilasına düşen, 1308 yılında Anadolu Selçuklu

 Devleti tamamen yıkılınca İlhanlı Hakanlığına katıldı.  İlhanlıların genel valisi

olan Alaeddin Ertena Bey 1335'te Sivas'ta bağımsızlığını ilan edip kendi adına

Ertena Beyliğini kurdu. 1380 de Selçukoğullarından Melik Nüknettin bir süre

buralara eğemen olduysada  bu durum kısa sürdü. Ertena devletinin başına kadı

Burhanettin geçti. Kadı Burhanettin  1398 de öldürülünce,Yıldırım Beyazıt

buraları Osmanlı Devletine kattı.İlçemiz ve çevesi  1402-1403 yıllarında

Timur istilasına uğramış, daha sonra Osmanlı Hakanı  1.Mehmet (Çelebi)

kesin olarak bölgeyi geri almıştır.                   

        SAFAVİ DEVLETİ ZAMANI

          ŞAH ABBAS DEVRİ:(995-1037)

                                                (1587-1628)

          ZÜL KADR:

        Büyük bir oymaktır. Şah Abbas'ın ölümü esnasında Zul Kadr'dan altı emir vardı.

Zul Kadr  Şamlu'dan  sonra ikinci sırada yer almaktaydı. Bu boyun bir obası da Akdağ

 eteklerine kurulmuş SÖKLENLER'di.

XVI-XVIII.Yüz yılda Oğuzlar'ın bir sağ kolu olan Türkmenlerin Akdağ karulu,Kırklu

 Hisar-Beglü  Kızıl-Kocalu ve Söklen'e yerleştikleri bilinmektedir .

    Akdağ; Kara Tatarlar denilen Moğlların başlıca yaşadıkları bir yerdi. Timur'un

 bunlardan bir çoğunu beraberinde Türkistan'a götürmesi üzerine XV Yüz yılın ilk

yıllarında göçlüğe uğramasıyla buraları yurt tuttular.

          SÖKLENLER:

          Söklenler'in Boz-Ok ta ki yurtları Akdağ yöresinde bulunuyordu. Söklenler

 adını Beylerinin birinden almıştır. Boy beyi ailesinden  Söklen oğlu Musa'nın

1526'da Boz-Ok ta ki  Dulkadiroğulları'n dan Zünnun Oğlu ile birlikte bir isyan

çıkardığı bilinmektedir.

          Söklenler'in İran'daki Zul-Kadr boyuna sonradan girmiş olmaları muhtemeldir.

 ŞAH ABBAS'ın devrinde Kirman Valisi bulunan Rüstem Sultan (1012-1603)'de

Osmanlılar tarafından tutsak alınmıştır. Yine Şah Abbas Devrinde Kirman Valisi

 ve mühürdar,Şah Safi devrinde koruyucu başı olan oğlu Emir Han Söklen'e mensup

 oldukları gibi yine adı geçen hükümdar zamanında ki Emirlerden Nazar Ali Bey ile

 Handan Kulu Bey'de aynı obada idiler.

          Yukarıda anlatılanlardan da anlaşılacağı üzere AKDAĞMADENİ ilçesinin Tarihi

uzun bir geçmişe  sahiptir. Yapılan araştırmalara göre Oğuz Türk toplumu 24 Boydan

oluşmakta,bunlardan sosyal ve Askeri  teşkilatı meydana getiren 12 boy sağ kolu

 teşkil etmekte ve Boz-Ok adını almakta,diğer 12 Boyun adı  da ÜÇ OK olup sol

 kolu oluşturmaktaydı. Her iki Boyda Türklerin orta Asya'dan göçünden sonra Anadolu-

ya gelmiş ve yurt tutmuşlardı. Kol  teşkilatlarını da uzun süre devam ettirmişlerdir.

Bu iki Boyda yaşayan  oymakların bazen yan yana yaşadıkları da  görülmüştür. Ancak

 Orta Anadolu'da ve özenle Yozgat Bölgesinde daha çok Bozok Oymakları'nın

yerleştikleri tespit edilmiştir. Yozgat bölgesi ,Orta Anadolu'nun diğer bölgeleri

gibi yayla karakteri taşımakla beraber, diğer bölgelerde görülmeyen ayrı bir özelliği

olup ÖZ denilen dar ve uzun pek çok vadilerden oluşur. AKDAĞMADENİ de bu

 vadilerin birinin içinde yer alır.

         Bu vadilerin iklimi;yazları serin kışları ılık ve suyu ile otu bol,latif hava ve

 verimli bir toprağa malik olması ve hayvan beslemeye elverişli olması, yerleşim

yeri olarak tercih edilmesine sebep olmuştur. Bu beldenin yaylacılığa elverişli

 olması,onu bu kadar çabuk yetişip teşkilatlanmasını temin etmiş;civardaki kazalara

 nispetle imtiyazlı bir durum sağlamıştır. Oğuz oymakları,yerleştikleri yerlere ya

boy beylerinin adını, yahut ta kendi boylarının adını vermişlerdir.

         Yozgat Yöresinin Tarihi incelenmesi sonunda, hemen hemen bütün köy ve yerleşim

yerlerinin eski Oğuz oymakları ve Sekenesinin de Oğuz kökenli oldukları anlaşılmıştır.

          Bugünkü AKDAĞMADENİ, ilçe tüzel kişilini kazanmadan önce, şimdi kendisine

 bağlı köylerinin çoğu mecut ve meskun ve yukarda belirtildiği üzere her biri birer

Oğuz oymağı, halkı da Oğuz Türkleri'nin torunları idi.  Uzun bir mazisi olan

Akdağmadeni'nin bağlı bulunduğu Yozgat ili, uzun yıllar Bozok sancağı adı ile anılan;

Kayseri'yi de içine alan sancağın merkezi , kazanın şimdiki ÇEPNİ köyü olan

 KARAHİSARBEHRAMŞAH Kazası idi.

          İlçe merkezinin 1815  yılına kadar ormanlık olduğunu  ilçemize

 bağlı Güneyli mahallesi halkının, şimdiki pazar yerindeki havuz başına hayvanlarını

 sulamak için  girdiklerinden ve buralardanodun temin ettiklerini söylemelerinden 

anlıyoruz.

    Akdağmadeni'nde;19.Yüzyıl ortalarında  idari yetkiye de hayis  simli kurşun madeni

 bulunmasıyla, Maden İşletmesi Müdürlüğü kurulmuş ve burası MADENCİLER nahiyesi

olarak  adlandırılmıştır. Kuruluş sebebi dolayısıyla da ;Gümüşhane ,Trabzon,Arapkir,

Ahıska vilayetleri ve  çevre ilçelerden, sanatkar orman işçileri ile maden işçileri

 buraya gelerek ormanı kesip yerleşmeye başlamışlardır.

          1815 yılına kadar ormanla kaplı bu belde, kısa zamanda kesilmeye başlanmış ve

 şimdiki derenin her iki tarafına  evler yapılmıştır. Kurulan yeni Madenciler Nahiyesi'nin

yönetimine sırası ile:Hasbekli Hacı Emin Ağa ,Arapkirli Hacı Hüseyin Ağa ,Tepedelenli

 Mehmet Ali Paşa'nın torunlarından Ahmet efendi (Arnavut Ahmet Efendi),Şair ve

Hariciye Dahiliye Nazırlıkları yapmış Akif Paşa torunlarından Rifat Efendi memur

 edilmiştir.

          XIV. yüz yılda,BOZOK sancağına bağlı olan (AKDAĞ) nahiyesinin biraz önce

 bahsedilen (MADENCİLER) nahiyesi ve bugünkü (AKDAĞMADENİ) ilçesiyle hiç bir

 ilgisi olmayıp,şimdiki,ÇAYIRALAN ilçesine tekamül etmekte ve DULKADİR OĞULLARI

egemenliğinde bulunmaktadır. XIX.yüzyıl ortalarında MADENCİLER nahiyesi kurulduğunda,

o bölgede ve komşu olarak ,bir nahiye daha mevcuttur. Bu yukarıda da bahsettiğimiz

 KARA HİSAR BEHRAMŞAH nahiyesidir. Bu nahiyenin adına da,XIII .yüzyıldan itibaren

rastlıyoruz. Örneğin;ilk defa Celalettin Karatay'ın vakfiyesinde görülüyor. Daha sonra

Hamdullah Müstevinin (Nüzhetül Kütup) unda geçiyor, Meskun nahiyenin adına birde

KALE eklenmesine de,Kadı Burhanettin için 1382-1389 da yazılmış Bezmi Rezm de

 rastlıyoruz. KARA HİSARI BEHRAM ŞAH KALESİ ismini, Babayi isyanı üzerine yürüyen

 Selçuklu Ordusunun öncü kumandanlarından (BEHRAM ŞAHI CANDAR)a izafetle aldığı

anlaşılıyor.

          Bu kale, bir süre Kadı Burhanettin'in , bir sürede Moğol Emirlerinden Nebinin

hakimiyetinde  kalmıştır.

19 no.1u 890 (1485)  Tarihli TOKAT, tahrir defterinde de ,Osmanlı döneminde Zile

 kazasına bağlandığı görülmektedir.

Nahiye;Hemen,hemen şu ekinliklerden oluşmaktadır:

                          (Akpınar,Davulbazlı,Kavak,Oluğu uzun,Eymirek,Karasu,Kesti hisar,

Göklek,Muhtesip,Sultan sekisi,  Karaca Öz,Pazarcık,Üç kara ağaç,İncu Alanlı,Düşük

Kavak,Söklen ,Sincanlu,Kesri ,Yiğit Meşhedi,Alicikli, Türekçi kızılca Köy,Çanlu,

Karaca Viran,Karapınar,Göynük,Viran,Alaldırol kilise,Karamağra ,Sarı hacı,Tutak).

Nahiye adını XIX. yüz yılın 2. yarısına kadar korumuş,Yüz yılın  sonlarında yapılan

 idari değişiklikle BOZOK sancağına bağlanmış ve ismi ortadan kalkarak,nahiyenin

Merkezi olan oymak (Köy) MUŞALİ adını almıştır.

XX. Yüz yıl başında, Ankara vilayetine bağlanan,BOZOK sancağının üç ilçesi arasında

 (AKDAĞMADENİ) adında görüyoruz. Anlaşılıyor ki, MADENCİLER Nahiyesi

 AKDAĞMADENİ İlçesi olmuştur. Bu ilçe; hemen hemen,eski KARAHİSARI BEHRAM

 ŞAH KALESİ,nahiyesinin arazisine oturulmuştur. Bundan dolayıdır ki  İlçe ahalisi Oğuz

Türkleri soyundan gelmektedir. İlçede kurulan Maden işletmesi Müdürlüğünden dolayı

 ilçe nüfusu hızla artmaya başlamıştır. 

      İş sahası geniş ve verimli  bir özelliğe sahip olması nedeniyle ormanlık bölge tamamen

açılarak konak tarzında bir çok mamur ve azametli evler yapılmıştır. Maden ve orman

işçileri arasında belli bir sayıda Rum ve Ermeni de mevcuttu.

    Tapu kayıtlarına göre bölgemizin köyleri  ile KARAHİSARBEHRAMŞAH  1860 yılında

ilçe hüviyetini kazanarak YOZGAT iline bağlanmıştır. Kaza merkezi bir kaç ay sonra ki

bir nahiye olan  KARAMAĞRA Köyü'ne bağlanmış olsa da 1876 'da yılında tekrar

 AKDAĞMADENİ Kasabası'na gelmiş ve Karamağra köyü de bu kasabaya bağlı bir

Nahiye olarak kalmıştır. 1923 yılında kasaba 1250 hane iken Rum ve Ermenilerin

 1924-1927 tarihleri arasında Yunanistan'dan mübadele suretiyle nakilleri üzerine

 nüfus miktarı oldukça azalmıştır. Aynı tarihte Yunanistan'ın Selanik Kayalar

 Bölgesi'nden mübadele

suretiyle gelen 266 hane Türk kasabaya yerleştirilmiş ise de, bunların bir kısmının

 başka taraflara göçleri  üzerine nüfus eksilmesi  uzun yıllar telafi edilmemiştir.

Yine bu tarihlerde köylerde de mübadele yapılmış,Romanya,Bulgaristan, Yugoslavya'dan

 (1951)ve (1935)yıllarında  gelen 790 hane  aile köylere yerleştirilmiştir. Hariçten

gelen bu mübadil ve göçmenlerden 2/3 'ü yurt içinde başka kazalara göç etmişlerdir.

Gelen mübadillerin tütüncü olmaları vesilesi ile tütün mıntıkasına yerleştirilmişlerdir.

 Ancak bunların akrabalarının yanlarına gitmek istemeleri, tekrar göçlere sebep olmuştur.

   Bugün ilçede nüfus hareketi az miktarda mevcuttur. Her yıl bazı aileler büyük kentlere

 göç etmekte ve onların  yerlerine de köylerden bazı aileler ilçe merkezine yerleşmektedir.

İlçemizle ilgili olarak  Osmanlı Arşivlerinde rastlanan salname adlı kaynak  aşağıya hiç

değiştirilmeden yazılmıştır.

                   1895 yılında Ankara salnamesine göre ilçemizin durumu şöyledir.Hiç

değiştirmeden  aynen alıyoruz.

           ANKARA VİLAYETİ 1895 SALNAMESİNDE  AKDAĞMADENİ

             Merkez vilayeti Ankara'ya 58, Yozgat'a 12 saat mesafededir. Merkez kaza olan

      Akdağ kazası 6 mahalle, 510 hane, 1  hükümet konağı, 1 cami şerif, 4 medrese 1

      rüştiye ,2 ibtidai  mektebi, 210 dükkan, 10 kahve,  1 hamam ve umum kaza 145

      karye (köy),82 cami  ve mescidi, 152 mektep, 6 tekke,  16 ahşap,2 kargir köprü

      287 çeşme, 3 kilise, Ermeni ve Rum milletlerine mensup 3 mektep, 129 değirmen

       5 fırın havidir. Kasabada 459 (erkek) zükur, 481 ünas-ı müslim  (müslüman hanım-

     lar), 580 zükur, 643 ünas-i  Müslim, 1920 zikur, 2031 ünası Rum, 1027 zükur,877

      ünas-ı Ermeni nüfus  mevcuddur.  Kaza-yı mezkur mevkien  yüksek ve etrafı zengin

       ormanlarla  kaplı olmak hasabiyle  havası latif  ve ceyiddir.

                   Havi olduğu ormanlardan (Hacce),(Okça),(Domuzözü) namındaki üç kıtası               

        57.300 cerepten ibaret olup  derinunda; çam,, ardıç,  yabani armut, alıç meşe ağaçları

        mevcuddur.

                    Meskur ormanlarda kesilen  kereste ile hatap ve kömür gibi  mahrukat; Yozgat,

          Samsun ve Sungurlu kazalarına nakl ve  fürut  olunur. Derun-ı kazadan ceryan

          eden ve (Konaközü), (Gündelen); (Çekerek); (Çiçki), Bank-ı namlaryla maruf olan

           altı kıta dere,  bir hayli değirmen  tedvir ettiğinden , yemin ve yesarında mevcut

          bostan ve mezrayı suladıktan  sonra kızılırmağa  ulaşır.

                  Sarayboğazı demekle maruf olan mahalde (Cemcemi sultan)namında sekiz

          odayı mustamel  kargir bir han yolculara hizmet verir. Bankı deressii üzerinde  

           banisi  gayr-ı malum oldukça metin  ve kargir bir köprü vardır.

                   Karadiken (Karadikmen) karyesinde ılıca namındaki  kaplıcanın kan has-

            talıklarına  faydalı olduğu tecrübe edilmiştir. Bundan başka  ılısu  ve  Berven (Burun)           

           karyeleri icarında  iki kaplıca  mevcuddur.

                         Kazay-ı mezkurde  (Bulageldi Baba)  ve (Sürmeçanbaba) nam zatlar gömülü

             olup  türbe-işarifleri umum tarafından  ziyaret edilmektedir.         

                      Kazanın başlıca mensucatı kilim,  halı, seccade, yünden gayet güzel ve

              zarif  erkek ve kadın çorabı, eldivenler; mamulatıda ufak  çakı ve mikras(makas)

               ve saireden  ibarettir.

                        Kazanın havi olduğu araziden  sülsu (1/3) mezru ve sülüsanı (2/3)  gayr-ı

             Mezru  olup mahsulattan buğday, arpa, nohut,  çavdar, mercimek, ızgın, zeyrek,  

             Burçak, fevakiden; elma, armut,vişne vesaire idrak etmektedir.  Hayvanat ve me-

            Vaşiden 560 deve,, 2.050 manda, 3.840karasığır, 398 merkep, 35 ester(katır),

            289 es (at) 39.577 koyun, 47.204 kılkeçi, 1.9046  tiftik keçi mevcut olup senevi

           ağnamından  36.652 okka yapağı, 35.844 okka kıl, 5.485 tiftik hasıl olmaktadır.

            Kazanın bir senelik vergi andalı: 423.940;  aşar bedeli 55.7507 ağnam rüsumu

            30.68889 kuruştan ibarettir.


AKDAĞMADENİ
Huzur Tur:314 31 27
Metro Tur:314 40 63
Sivas Tur:314 13 85
Maden Tur:314 56 31


Bu site Web-TASARIM tarafından dizayn edilmiştir.2004 • © •
 
Sitemizin ilk yayın tarihi:07/06/2004
Siteyi en iyi  800x600 çözünürlük, 16 Milyon renk desteği ve  IE 5.x+ browser ile en iyi şekilde görüntüleyebilirsiniz.